HER KÜLTÜRÜN MÜZİĞİ, O KÜLTÜRÜN AYNASIDIR

Sizi basından ve konserlerinizden bildiğimizin dışında, kendinizi ve müziğinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Derdini müzikle anlatmaya çalışan bir müzisyenim. Kendime baktığım zaman acımı, kederimi, isyanımı şarkılarımla insanlara anlatmaya çalışıyorum. Biraz da farklı dillere ilgi duyduğum için repertuarımın yelpazesi genişlemiş oluyor. Hem kendi dilimizde şarkılar söyleyip, hem de başka kültürlerin müziği ile ilgilenerek yıllardır oluşturduğum bir repertuarım var.

İlk bakışta şehirli, modern kadın duruşunuz ön planda. Müziğinizle bu nasıl bir etkileşim halinde?

Bilmiyorum şarkılarımda ve müziğimde bunu yansıtabiliyor muyum, evet biraz şehirli şarkılar söylüyorum. Yaşadığım şehir kozmopolit bir yer, doğduğum yer Samatya kozmopolit bir yer. Bütün yaşanmışlıklarımı ruhumdan geçirip onları şarkıya dökmeye çalışıyorum. Umarım insanlara ulaşıyordur bu duygum. Müzisyen olarak, kadın olarak bu piyasada var olmak kolay değil.

Aldığınız eğitimden bahseder misiniz?

Benim yoğun bir eğitim hayatım oldu. Kronik öğrenci olarak hayatımı sürdürüyorum. Çok meraklıyım okumaya. İlk-orta ve liseyi bitirdikten sonra turizm otelcilik eğitimi aldım. Sonra işletme eğitimi aldım. Ardından konservatuar en son müzik eğitmenliği üzerine yüksek lisans yaptım. Farklı okullar okumama rağmen müzik her zaman vardı hayatımda. Temeli müzik üzerine kurgulanmış bir hayat. Konservatuara girişim etnik müziklere merakımla da ilgiliydi. Klasik Türk musikisi devlet konservatuarında okudum. Klasik Türk musikisi de çok önemli tarzlardan bir tanesidir. Usta çırak ilişkisiyle çok iyi hocalardan dersler aldım.

Yeni bir albüm çalışmanız var mı?

Evet, bu günlerde yeni bir albüm yapıyoruz. Bu benim üçüncü solo albümüm olacak. Çoğunluğu kendi şarkılarımda oluşan bir albüm. İki tane Hayyam var, Vedat Sakman’ın bestesiyle Hayyam’ın rubailerinden yaptığı besteler var. Bir de Sezen Aksu şarkısı olacak onun telaşı içerisindeyiz bir iki ay içerisinde müzik piyasasına sunacağız.

Önümüzdeki dönemde konser planlarınız nelerdir. Ayrıca müziğin dışında başka planlarınız var mı?

Şehir içinde ve şehir dışında konserlerimiz devam ediyor. Aylık takvimler oluşturuyoruz. Fakat bu ara albüme odaklandığımız için konserleri biraz seyrekleştirdik. Albümden çıktıktan sonra tanıtım konserleri yapacağız. Müziğin dışında benim bir de akademik tarafım var. Yüksek lisanstan sonra etnik müzikle ilgili araştırmalarım var. Bir de psikoloji ile ilgili doktora yapmak istiyorum. Müzik ve psikoloji alanlarında projelerim var onları hayata geçirmek istiyorum. Yani bir kronik öğrenci durumum var.

Birçok dilde şarkı söylediğinizden bahsettiniz. Şarkısını söylediğiniz dilin duygusunu nasıl verebiliyorsunuz?

Ben evrensel bir müzisyen olmaya çalışıyorum. Çünkü tek tip müzik yapmak bir tercih fakat sizi çok kısıtlayan bir tercih. Tek tarzda usta olabilirsiniz bu da çok önemli bir şey ama ben kendi duruşumu belirlerken farklı ülke müziklerine merak saldım. Çünkü her kültürün müziği o kültürün aynasıdır. O yüzden birçok ülkenin müziklerini inceledim ve repertuarıma ekledim. Mesela bir fadoyu fado gibi söylebiliyor olmak benim şansım. Ya da bir Arapça şarkıyı Arap gibi söylüyor olmak biraz benim yeteneğimle ilgili herhalde. Tabi çalışmakta önemli, deney gibi yani o parçalar üzerinde labaratuar ortamındaymışım gibi çalışıyorum. Uzun araştırmalar yapıyorum. Melodiyi araştırıyorum. O duyguyu nasıl geçirebilirim diye. Tabi bir de bu benim merakım.

Güncel Politikalar ve ülkenin durumu sanatınızı etkiliyor mu?

Etkilemez mi? Ülkenin durumu, güncel haberler, meydana gelen olaylar tabii ki her normal insanı etkilediği gibi beni de etkiliyor. Özellikle müzisyenler bu konularda daha hassas, sıradan bir olay bizim için sıradan olmayabiliyor. Mesela ülkenin sanat politikası bizim için çok önemli. Kendimizi var edebilmek için ülkenin bir sanat politikası olması gerekli. Yoksa bireysel çabalarla hiç bir şey üretemeden yaşam savaşıyla ömürler tükenir. Bu yüzden yaşadığımız ülkenin durumu ve siyasi duruş çok önemli. Bir de şuna inanmıyorum: Sanatçı sadece sanatını yapsın. Bu ara böyle bir şey dönüyor ortalıkta. Buna asla katılmıyorum. Sanat birçok şeyden besleniyor. Üretimde birçok duygudan, görüşten bakış açısından besleniyor. O yüzden sanatçı aynı zamanda bir siyasi duruşa sahip olmalı. Ben özgürlükçü bir sanat anlayışına sahibim. Sanat düşmanı olan bir hükümeti asla tasvip etmiyorum. Bu yüzden yaptığımız bütün eserlerde güncel olaylar etkili oluyor. Zaten albümler o dönemin anlatıcısı oluyor.  O dönem, o ülkede neler yaşanıyorsa şarkıların ruhundan anlayabilirsiniz.

Dünya müziklerinde neleri ve kimleri takip ediyorsunuz?

Yeni nesil bütün müzikleri takip ediyorum. Tabi geleneksel müzikler benim ilgi alanıma giriyor ama mesela füzyon müzikler var farklı şekilde icra edilen ve etnik kültürler çok ön plana çıkmaya başladı. Onları takip ediyorum. Mesela bir Meksikalı sanatçı Amerika’da müzik yaparak, Meksika geleneksel kıyafetlerin giyip, kendi etnik kültürünü sergileyerek Grammy ödülü alabiliyor. Artık farklı kültürler dokular çok önemli, umarım bizim ülkemizde de böyle olur. Fadonun çok önemli temsilcileri var. Hatta belki fadolardan oluşan bir albüm yapabilirim. Belki bir Türkçe fado albümü olabilir. Klasik Türk müziği albümü düşünüyorum planlarım içerisinde onlarda var. Çünkü geleneksel tabi ki her zaman iyidir ama güncellenmesi de gerekir. Zaman çok hızlı ilerliyor. Bir kaos ortamındayız, o kaosla beraber hareket etmemiz lazım. Ayrıca klasik müziğimizi yok etmeden insanlara bunu bildirmemiz lazım.