ÇAĞDAŞ SANAT VE ONUN TUHAF EKONOMİSİ

 

 

 

  Ressamlar dünyayı gördükleri gibi temsil etmeyi bırakmaya başladıkları zaman , sanatta modernizmin temelleri atılmaya başlamış, temsil temel sorun haline gelmiş; Sanat kendi kendisini konu haline getirmeye başlamıştır. 1960 ‘lı 70’li yıllarda ( başka bir değişle modern sanatın veya modernist dönemin bittiği kabul edilen zamandan sonra günümüze kadar süregelen dönem) bir akım veya üslup benzeri birleşim özellikleri olmadığından genel olarak ‘ çağdaş sanat’  olarak adlandırılan sanat biçimleri doğmuştur.

   Ağırlıklı olarak ,feminism, küreselleşme ,çevre,teknoloi – insan ilişkisi , çok kültürlülük gibi  konularla ilgilenen çağdaş sanat, özellikle Londra’da kendini göstermiştir. 80’lerin sonunda ‘Genç Britanyalı Sanatçılar’ olarak adlanadırlan , birçoğunun Goldsmith mezunu olduğu sanatçı grubunun yaptığı sergiler oldukça dikkat çekmiştir. Eserlerini depo, farbrika gibi alışılagelmemiş mekanlarda ‘şok taktik’ adını verdikleri üslupla sergilediler. Şok taktiğinin amacı  daha once sergilerde kullanılmayan ,izeleyicileri şaşkınlığa uğratacak bir tutum sergilemek ve buna uygun obje ve malzemeler kullanmaktır. Bu sıradışı sanatçı grubu ünlü reklamcı ve kolleksiyoner Charles Saatchi’nin dikkatini çekmeyi başardı ve ondan büyük destek aldılar. Buraya kadar olan herşey  her ne kadar sanat akımının üslubu sıradışı olsa da normal görünüyor. Çağdaş sanat veya diğer ismiyle güncel sanatın ortaya çıkardığı asıl durum ise Küreselleşme ile birlikte kültürün özelleşmeştirmesi çalışmalarıyla aynı dönemde ortaya çıkmasıyla oluşan  sanatın oluşturduğu tuhaf ekonomik ve finanasal durumdur. Öyle ki alıcıların çağdaş konusunda ne kadar güvensiz oldukları ve bu konuda temin edilmeye nekadar çok ihtiyaç duyduklarını asla göz ardı etmemek gerekiyor. Örneğin YBA’ nın önemli sanatçılardan biri olan Damien Hirst’in 1988 yılında düzenlemiş olduğu Freeze sanat sergisinin ünlü koleksiyonerler tarafında ilgi görmesiyle günümüze kadar gelen süreçte sıradan bir sergi olmaktan çıkıp her yıl ekim ayında  Londra’da düzenlenen bir sanat fuarı, adeta sanat pazarı haline gelmiştir. Bu fuarda güncel sanat  konuları eserlerinin yanısıra stand fiyatları ve güçlü  sponsorlarıyla da ekonomik anlamda dikkat çekmektedir.   

   Bu dönemi en iyi açıklayacak  biri bence  Damien Hirst’ün yönetiminde teknisyen ekibiyle hazırlamış olduğu dondurulmuş köpekbalığıdır.  Üzerindeki 12 milyon dolarlık satış etiketi çok dikkat çekmiş. Sun gazetesi haberi ‘ Patates Tavasız balığa  50.000 sterlin ‘ başlığıyla vermişti. Bu eseri  Hirst’e yıllar önce Charles Saatchi spariş etmişti. Yani eserin satış fiyatı özellikle fahiş olması istenmiş,  yani  işin reklamını düşünülmüştür. Ayrıca Köpek balığı sanat mıdır ? ya da sanat nedir ? gibi tartışmaları  tekrar gündeme getirmiştir.

  Sonuç olarak çağdaş sanat eserleri genel olarak her sergiden sonra bir çok eserin okumasında farklı görüşlerin ortaya çıkarmasının yanısıra ortaya çıkandengesiz satış fiyatları , sanatın reklama ve ticarete  biraz daha yakınlaşması nı gözlemekteyiz. Yani ortaya çıkan sanatta kavram karmaşası ; sanatı  lüks, sanatçıda bir girişimci olmaya zorlandığı bir döneme girdiğini göstermektedir.